Haber Program 2.0.5.8 İndir | Sitene Sondakika Ekle | Ana Sayfam Yap | Giriş | Künye | İletişim 17 Mayıs 2012 Perşembe 14:16  
 
Googleda Ara
Haberlerde Ara
Resimlerde Ara
TV KÖŞESİ
Canlı Tv İzle
TARİHTE BUGÜN
ŞANS OYUNLARI
12.05.2012
01 02 10 14 28 41
Ayrıntılar
16.05.2012
12 22 28 29 33 11
Ayrıntılar
14.05.2012
03 06 09 11 13 19 20 26 28 34 38 41 43 45 46 49 52 59 60 68 73 74
Ayrıntılar
SÜPER LİG
Takım
1. Bursaspor 23 
2. Trabzonspor 20 
3. Fenerbahçe 17 
4. Kayserispor 17 
5. Antalyaspor 17 
6. 14 
7. Besiktas 13 
8. Ankaragücü 13 
9. Galatasaray 13 
10. Büyüksehir Bld. 13 
11. Manisaspor 12 
12. Gaziantepspor 10 
13. Eskisehirspor
14. Gençlerbirligi
15.
16. Sivasspor
17. Konyaspor
18. Kasimpasa
Detaylı puan tablosu için tıklayınız!
ABONELİKLER
Sitemiz Anadolu Ajansı ve Chan Haber Ajansı Üyesidir.
Add to Google
  Siyaset
Sıcak Gündem
AK Parti'yi Kapatma Davasının Perde Arkası
Yazı Boyutunu Büyüt: | 1 | 2 | 3 | 4 |
AK Parti'yi Kapatma Davasının Perde Arkası
04 Şubat 2012 Cumartesi 13:28

Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, AK Parti'yi kapatma davasına giden süreci anlattı. Can, Yargıtay'da hakkında dosya tutulmayan tek partiyi de açıkladı.

AKP davasının perde arkasında neler yaşandı?

Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Habertürk'ten Balçiçek İlter'e AKP kapatma davasının perde arkasını anlattı...

Doç. Dr. Osman Can... AK Parti kapatma davasının raportörü olarak gündemimize girdi. Öyle zehir zemberek bir rapor koydu ki ortaya parti kapatılmadı, kapatılamadı. Kimi “Cemaatin adamı” dedi, kimi “AK Parti’den bakanlık sözü aldı” buyurdu. O ise karşılaştığı onca çarpıklığa rağmen hukukun üstünlüğüne inandı ve inanmaya devam ediyor. Bir taraftan sivil anayasa için çalışmalar yapıyor, kitaplar yazıyor, bir taraftan Marmara Üniversitesi’nde ders veriyor, bir taraftan da ihtiyacı olana işadamından siyasetçisine, medya mensubundan sokaktaki vatandaşa “Niye yeni bir Anayasa’ya ihtiyacımız var?” sorusunun cevabını anlatıyor. Yargının bağımsızlığını yine ve yeniden konuştuğumuz, “Acaba kimin vesayetinde, kimin arka bahçesi?” sorularına karşılıklı cevaplar yetiştirdiğimiz bugünlerde onun açıklamaları çok önemli. Osman Can’ın anlattıklarını okuyunca dehşete düşmemek mümkün değil. Bir zihniyetin, milletin iyiliği için darbe hayali kuran hastalıklı bakış açısının, devletin en bağımsız, en güvenilir olması gereken kurumunu, Anayasa Mahkemesi’ni nasıl yönlendirdiğini, bu uğurda resmi belgelerin içeriğinde tahrifat yapmaktan bile çekinmediğini göreceksiniz. Üzerinde daha çok konuşacağız, ama önce söz OSMAN CAN’da...


- Önce şunu merak ediyorum, sizin gibi düşünen birini nasıl oldu da Anayasa Mahkemesi’ne raportör olarak aldılar?


Anayasa Mahkemesi’ne geldiğim dönem Avrupa Birliği, küreselleşme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vs. bunların çok hit olduğu dönemler. Böyle olduğu için de Anayasa Mahkemesi’nde en azından raportörler nezdinde bazı muhaliflerin bulunmasına da ihtiyaç duyuluyordu diye düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi’nin Antalya’daki sempozyumuna davetliydim, tebliğ sunacaktım. Mesleğimin daha başındayım. Almanya’dan yeni dönmüş ve Erzincan Hukuk Fakültesi’nde yardımcı doçent olarak başlamışım. Ve burada Türkiye’nin Anayasa konusunda konuşacak en yetkin insanları, anayasa hukukçuları, Anayasa Mahkemesi üyeleri var. Benden önceki oturumda özgürlük karşıtı yorumlar alkışlanınca ikilemde kaldım. Ben şimdi kalksam bunlarla çatışsam, kariyerim bitecek. Bir daha da bir yerde bir şey tutturamam. Ama kendi doğrularımı söylemezsem de kendime olan saygımı kaybederim. Uzun uzun düşündüm. Benjamin Franklin’in bir sözüyle başladım konuşmaya: “Güvenlik sağlamak için özgürlüğünden feragat eden, her ikisini de kaybeder.” Konuşmada tezlerimi olduğu gibi sundum ve “Bu Anayasa değişiklikleri yetersizdir, bu Anayasa değişiklikleri ilerleme falan değildir, sadece bir anomaliyi ortadan kaldırdı. Demokratikleşme için bunun ötesine geçmek lazım” dedim. Anayasa Mahkemesi’ni de yoğun bir şekilde eleştirdim. Anayasa’nın faşizan içerikli bir başlangıç kısmı vardır. Ona dayanarak karar veriyor. Parti kapatmaları ona dayandırıyor, bütün kritik kararları ona dayandırıyorlar. Bunu da eleştirdim. Bu nasıl mahkeme diye düşünüp Erzincan’a döndüm, ancak sonra mahkeme başkanı aradı ve davet etti. AB süreci var, konjonktür muhalif isimleri istiyordu.

İKİ DEĞERLİ BAŞKAN

- AKP’ye yakın isimler mi etkili oldu?


Tam tersine... Benim oraya girmemi sağlayanlar AKP’ye yakın olan insanlar değil. Mustafa Bumin, Tülay Tuğcu gibi birlikte çalışacağım iki çok değerli başkan vesair üyeler... O zaman 16 raportör vardı, başladım çalışmaya. Eleştirel olduğumu herkes biliyor. Yalnız bu eleştirellik bilimsel bir eleştirellik oldu. Yargıda partizanlığı hiç hazzetmedim.

- Kurumda en ateşli tartışmalar hangi dönemde yaşandı?


AK Parti kapatma davasında...

- Gelelim o davaya... Anlamadığım nokta şu, madem sizin hakkınızda aileye zarar veriyor diye düşünülüyor nasıl oldu da bu davayı size bıraktılar?

Başörtüsü ve AK Parti’yle ilgili davalarda mahkemede raportör kadrosu itibarıyla bir genel devlet ideolojisi ve algısına uygun olan, eski dönemden alınanlar vardır. Bir de daha sonra, zaman içerisinde gelen, siyasal tutum ve yaşam tarzları itibarıyla onlardan farklılaşanlar, mütedeyyin, muhafazakâr vs. vardır. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi Başkanı, üyelerin de üzerinde tarafsız olacağını düşündükleri bir raportöre davayı vermek durumundaydı. Sanırım dava bu yüzden bana verildi.

ÇANKAYA’DAKİ SAVAŞ

- Şimdi gelelim AK Parti davasına... Nasıl bir atmosfer vardı Anayasa Mahkemesi’nde?


367’den sonra Türkiye ciddi bir kriz sürecine girdi ve bir savaş başladı. Devlete kimin egemen olacağına dair bir savaş mı dersiniz, ne derseniz deyin. Bu tabii her şeyi etkiledi ama 2005-2006’dan itibaren bütün bunların en yoğun yaşandığı yer Çankaya’dır. Bizim çalıştığımız ve oturduğumuz mekânlar Çankaya’da. Ve siz orada nasıl sertleşmelerin yaşanmaya başladığını, hareketliliğin ortaya çıkmaya başladığını çok net olarak gözlemleyebiliyorsunuz. Çünkü bütün yüksek bürokratlar, yüksek hâkimler, Anayasa Mahkemesi üyeleri, üst düzey subaylar, generaller falan orada oturur. Ciddi hareketlilik vardı o dönemlerde.

- Nasıl bir hareketlilik?

Derin devlet harekete geçiyor kısacası. Onu çok net görüyorsunuz.

PERİNÇEK’İN KİTAPLARI

- Biraz açar mısınız?



Yani yargıçlarla subaylar arasındaki ilişkiler, sosyalleşmeler, lokaller, mahkeme ziyaretleri vs. bunları net olarak görüyorsunuz. Yılda sayısız resepsiyon olur, orada iletişimi rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Bir bakıma gazetelerin Ankara temsilcilerinin gördüklerini biraz da içeriden görme fırsatı diyelim buna... Tam o dönemde bütün bu hareketliliklerin sizin karşınıza davalar olarak gelmeye başladığını görüyorsunuz. 367 davasıyla başlıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Anayasa değişikliğiyle devam ediyor... Örneğin 367 konusunda düşüncelerin ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde hemen otomatik olarak bazı kurumların harekete geçtiğini, sempozyumlar ve toplantılar yapmaya başladığını görüyorsunuz. “Nasıl bloke ederiz?” diye.

- Hissediyordunuz kapatma davasının geldiğini...

Çok net olarak hissediyorduk. Başörtüsü ile ilgili Anayasa değişikliği yapılmasa dedim. Bir de şu var Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı vardır, rejim açısından önemli bir mekândır. Ve kimlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını, kimlerin örneğin siyasi parti bürosunda çalıştığını ve nasıl bir kadrolaşmanın yaşandığını gördüğünüzde zaten aşağı yukarı renk bellidir ve bazı şeyler olacak demektir. Savcıların masalarında Perinçek’lerin veya Poyraz’ların kitaplarını görünce, anlıyorsunuz.

- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki siyasi parti bürosu ne iş yapar?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda farklı bürolar vardır. Bunlardan bir tanesi de siyasi parti bürosudur. Ve Türkiye’de bir parti hariç tüm partiler hakkında orada dosya tutulur.

- Hangi parti o? CHP mi?


Evet CHP hariç bütün partiler hakkında dosya vardır. Ve sürekli olarak o dosyalara yeni bir şeyler eklenir. Ama CHP hakkında bir sayfa yok.

- Yani o dönem AK Parti için o büroda dosyalar çoğalıyordu...


Tabii, siz bunu gazetelerde yüksek yargıç olan bazı figürlerin veya yüksek yargıda iyi bağlantıları olanların yazdığı yazılardan da anlayabilirsiniz. Derin devlet harekete geçmişti. Resepsiyonlarda görüyorsunuz, sonra mesela adliye muhabirlerinin o resepsiyonlarda kümelenme biçimleri, kimlerin etrafını sardığından da bunu okuyabiliyorsunuz. Yargıtay ve Danıştay’da verilen bazı kararlardaki sertleşmeyi görüyorsunuz.

"MAHKEMEDE KAMPLAŞMA VARDI AMA NEZAKET DE VARDI"

- Sizin hakkınızda o dönem ne düşünüyorlardı kurumda?


Kanaat şudur muhtemelen: “Kimsenin adamı değil, nevi şahsına münhasır” veya “Avrupa’da okumuş, Türkiye’nin kendine özgü şartlarını anlamıyor.” 367 ile ilgili tartışmalardan sonra eski güzel günler geçti. Statükonun devamından yana olanlar, yazılı Anayasa’yı bir kenara itmeye başlayınca, haliyle onlarla aynı merkezde durmam söz konusu olamazdı. Artık aileden değildim. Aileden falan değilse ne olacak? Mümkün olduğunca davaların ona gelmemesi gerekir. Ya da onun ürettiği ne kadar argüman varsa ona karşı argüman üretilmesi lazım... Benim için “O ideolojimize, hâkimiyetimize zarar veriyor” kanısı egemen olmaya başladı. Bu şekilde politik bir kamplaşmaya ya da çatışmaya doğru gitti Anayasa Mahkemesi. Ancak kurum içinde nezaket ve saygı işlemeye devam etti.

"BAŞLANGIÇTA HAŞİM KILIÇ'LA BİRÇOK KONUDA ÇATIŞTIK"

- Haşim Kılıç ile önceden tanışıyor muydunuz?


Mahkemede tanıştım, başlangıçta çok çatıştık. Örneğin TÜBİTAK’taki kadrolaşma iddiasıyla bağlantılı bir kanun değişikliği vardı. Bu kanun yürürlüğünün durdurulmasını önerdiğimde böyle bir tartışmamız olmuştu. Kadın-erkek eşitliği veya sosyal haklar konusunda da ayrıştığımız durumlar oluyordu. Ancak Haşim Kılıç’ın orada olması büyük bir şans oldu. Anayasa Mahkemesi için. Bazen görüşlerimiz farklılaşmış olsa dahi bu çok önemli. En özgürlükçü, en liberal sayılabilecek kararların önemli bir kısmının altında Haşim Kılıç’ın imzası vardır.

- Başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliği dosyasını Kılıç verdi size...

Evet. Burada artık bir kamplaşma vardı ve kamplaşmada dengeyi bulabilmek ve güven yaratabilmek çok zordur. Ve Haşim Kılıç o zaman bana şunu söyledi: “Bu dosyanın altından sen kalkabilirsin. Çünkü duruşun belli ve merkezde... 2007’de de Anayasa değişikliği dosyasına baktın. Bu davada her tür soruya cevap verebilecek durumdasın. Bu yük senin omuzlarında, ne dersin?” Ben de “Siz bu şekilde takdir ettiyseniz, heyetin güveni varsa, ben bu yükümlülüğün altından kalkarım, Anayasa ve uluslararası standartlar çerçevesinde raporumu hazırlarım” dedim. Ve aldım o davayı. Asıl kırılmalar da o davayla başladı.

- Ne gibi?

125 sayfalık raporda “Bu Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi inceleyemez ve inceleyememesi de gerekir” dedim ve gerekçemi anlattım. İncelerse Anayasa’yı ihlal eder. Anayasa’yı ihlal etmek demek Anayasa dışına taşmak demektir ve bu durumda mahkemenin hukuki meşruiyeti biter. Başörtüsüne ilişkin tek satır yoktur bu raporda. Çünkü işin esasını incelememiz Anayasa gereği yasaktı... İşte buna ilişkin raporu hazırlarken o arada AK Parti davası geldi. 2008’in Mart ayıydı, AK Parti hakkında iddianame Anayasa Mahkemesi’ne ulaştı. İddianame de başörtüsü ve laiklik bağlantılıydı. İkisi bağlantılı olunca da bu dava bana verildi.

KİMLİK KARTI

DOÇ. DR. OSMAN CAN..
.

DOĞUM TARİHİ: 1968

DOĞUM YERİ: Iğdır

EĞİTİMİ: Ortaöğrenimini Ankara’da tamamladı. 1992’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 1997’de yüksek lisans; 2000’de doktora yaptı. 2006’da doçent oldu.

GÖREVLERİ: Çeşitli üniversitelerde Anayasa Hukuku, Devlet Teorileri, Anayasa Yargısı, Temel Hak ve Özgürlükler dersleri verdi.

- 2002’de Türk-Alman Kamu Hukukçuları Forumu’nu oluşturdu ve halen Türkiye koordinatörü.

- 2002’de Anayasa Mahkemesi Raportörlüğü’ne getirildi ve 2012’ye kadar bu görevini sürdürdü. Halen Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku öğretim üyesidir.

Bu haber 111 kez okunmuştur.
  Haberleri, Hava Durumunu ve Doviz Kurlarını bilgisayarınızdan takip etmek için tıklayınız.
  Bu habere oy verin
  En çok puan alan haberler
Bu haber oylanmadı.
İlk siz oy kullanın.
Yorum Yaz
Arşivime Ekle
Arkadaşıma Gönder

"AK Parti'yi Kapatma Davasının Perde Arkası" başlıklı habere ilk yorumu siz yapın!

 Yeni Eklenen Siyaset Haberleri
Deniz Baykal Parti İçi Tartışmaları Değerlendirdi 17.05.2012 11:32
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, parti içi tartışmaları değerlendirdi.
Kategori: Siyaset
En Uzun MYK Toplantısının Ayrıntıları Ortaya Çıktı 17.05.2012 05:44
AK Parti en uzun MYK'da devletin sistemini masaya yatırdı. Geçiş sürecinde yarı başkanlık sisteminin uygulanması görüşü ağır bastı.
Kategori: Siyaset
Bakan Şahin: Toplumda Erkek Mağduriyeti de Var 17.05.2012 05:32
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, CNNTürkte katıldığı yayında soruları yanıtladı.
Kategori: Siyaset
Neçirvan Barzani Türkiye'de 16.05.2012 20:10
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani Türkiye'ye geldi. Barzani'nin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan'la görüşmesi bekleniyor.
Kategori: Siyaset
Eski Bakan Tüzmen'den Şok Açıklamalar 16.05.2012 20:00
TFF'nin genel kurulunda önce adaylıktan çekilen eski Bakan Kürşat Tüzmen, şikeyle ilgili Erdoğan'ı kızdıracak açıklamalar yaptı.
Kategori: Siyaset
Terör Örgütü PKK'ya Genel Af 16.05.2012 16:15
AK Partili Akdağ: Hükümetin bir takım hazırlıkları var. PKK'ya genel af da gündeme gelebilir.
Kategori: Siyaset
Kılıçdaroğlu: Kavga Eden Kişi CHP'li Değildir 16.05.2012 15:52
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti genel merkezinde yaptığı konuşmada, "Kim kavga ediyorsa, kim şiddet kullanıyorsa artık onun bu partide işi yok. Başka partiye gidebilir ama CHP'de asla çalışamayacak" dedi.
Kategori: Siyaset
CHP'nin 4 Belediye Başkanı Delege Yapılmadı 16.05.2012 11:22
Pazar günü gerçekleştirilen CHP il kongresinde 4 belediye başkanı kurultay delegesi yapılmadı.
Kategori: Siyaset
36 Belediye Başkanı Görevden Alındı 16.05.2012 11:17
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 36 belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığını belirterek, "Bunlardan 8'i AK Parti'li, 6'sı CHP'li, 2'si MHP'Li, 15'i BDP'li, 1'i DSP'li, 1'i DP'li, 1'i ANAP'lı, 1i BTP'li ve 1'i de bağımsızdır" dedi.
Kategori: Siyaset
Deniz Bölükbaşı: Bir Kısmı Teşkilat İçerisinden 16.05.2012 08:59
Bölükbaşı, 'üç ayaklı bir yapı' olarak adlandırdığı kaset tezgahının bir ayağını da MHP teşkilatı içerisinden olduğunu belirtti.
Kategori: Siyaset
Gül'den Medvedev'e Tebrik Telefonu 16.05.2012 03:15
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 8 Mayısta Rusya parlamentosu alt kanadı Dumadan onay alan ve başbakan olarak hükümet çalışmalarını sürdüren Dmitri Medvedevi telefonla arayarak kutladı.
Kategori: Siyaset
TBMM Başkanı Cemil Çiçek Arnavutluk'ta 16.05.2012 00:43
TBMM Başkanı Çiçek, resmi ziyarette bulunduğu Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, EPOKA Türk Üniversitesi'ni ziyaret etti.
Kategori: Siyaset
CHP İstanbul İl Kongresinin İptali İçin Dava Açıldı 15.05.2012 17:16
CHP İstanbul İl Başkanlığı seçiminin iptali isteniyor.
Kategori: Siyaset
Erdoğan: Ağzındaki Baklayı Çıkar 15.05.2012 12:37
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na seslendi ve "Ey CHP Genel Başkanı senin kalibren ne kapasiten ne? Suriye konusunda ağzındaki baklayı çıkar" diye seslendi.
Kategori: Siyaset
Bahçeli'den Tutuklu Vekil Çıkışı 15.05.2012 11:57
Bahçeli: Başbakan sakıncıların ne olduğunu bize de söylesin...
Kategori: Siyaset
BDP Grup Toplantısı İptal Edildi 15.05.2012 11:57
BDP Grup toplantısı Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'ın rahatsızlığı nedeniyle iptal edildi.
Kategori: Siyaset
Demirtaş'tan İbo İddiası 15.05.2012 11:17
Barış ve Demokrasi Partisi lideri Selahattin Demirtaş, İbrahim Tatlıses'e yönelik suikastta AK Parti'nin parmağı olduğunu iddia etti.
Kategori: Siyaset
CHP'de Sarıgül Kulisi 15.05.2012 08:15
CHP İstanbul İl Kongresi sonrası kulislerde konuşulanlar...
Kategori: Siyaset
Bahçeli'den G.Saray'a Kutlama Mesajı 14.05.2012 22:40
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Spot Toto Süper Lig'de şampiyon olan Galatasaray'ı kutladı.
Kategori: Siyaset
Arınç: Sporda Şiddet Yasası'nın Önemi Anlaşıldı 14.05.2012 20:23
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu'nun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kategori: Siyaset
DÖVİZ
USD 1.8270 1.8280
EURO 2.3190 2.3210
GBP 2.8886 2.9030
ÇOK OKUNANLAR
-'Türkiye'ye İnsanlık Dersi Verdik'
-Nihat Özdemir'den Flaş Karar!
-Alex de Souza Bir Konuştu, Pir Ponuştu
-Valide Sultan'dan Beklenmedik Frikik
-Recep İvedik Sınav Sorusu Oldu
-Milyonları Var Ama Çöpten Geçiniyorlar
-Terim'in Gözü Beşiktaş'ın Yıldızında
-3 İlde Ortak Fuhuş Operasyonu: 311 Gözaltı
-Emre Belözoğlu Madrid Yolcusu
-'Gupamızı Kim Çaldı?'
GAZETE SAYFALARI
DÜNDEN KALANLAR
-Adamın Ahlaksız Aşkı!
-Benetton Tüm İnananlardan Özür Diledi
-'Necati Hariç Hiçbir Futbolcuyu...'
-G.Saray'ın Elinden TT Arena Gidiyor!
-Göz Renginize Dikkat!
-Aziz Yıldırım Bombası
-İç Çamaşırlarından Bakın Ne Çıktı?
-Rekor Denemesinde Yüzücü Kayboldu
-Dilencinin Kundağından Çıkan Polisi Şaşkına Çevirdi
-Uludere'de İstihbaratın Sahibi Belli Oldu
 Gizlilik İlkeleri ve Kullanım Koşulları  | E-Mail  | İletişim Formu RSS Haber RSS Haber XML Haber 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanız önemle rica olunur. © 2006-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitede ki haberler izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Destek: editor@haberprogram.com - editor@haberprogram.com
www.haberprogram.com - www.haberprogrami.com - www.kurumcell.com - www.sesli53.com - www.kabilesavaslari.com
Sesli Mesaj - Sesli Reklam - Telefonla Reklam

Sayfa 2.729709 Saniyede üretildi.
Toplam Haber: 221022.135