Haber Program 2.0.5.8 İndir | Sitene Sondakika Ekle | Ana Sayfam Yap | Giriş | Künye | İletişim 08 Eylül 2008 Pazartesi 12:42  
 
Googleda Ara
Haberlerde Ara
Resimlerde Ara
REKLAM
TV KÖŞESİ
TARİHTE BUGÜN
ŞANS OYUNLARI
30.08.2008
04 13 21 29 30 35
Ayrıntılar
03.09.2008
01 20 23 29 31 12
Ayrıntılar
01.09.2008
03 06 11 15 16 18 24 36 37 41 43 45 46 48 56 60 62 63 64 69 74 77
Ayrıntılar
SÜPER LİG
Takım
1. Beşiktaş
2. Bursaspor
3. Trabzonspor
4. Gaziantepspor
5. Galatasaray
6. Sivasspor
7. Fenerbahçe
8. Konyaspor
9. Denizlispor
10. Eski?ehirspor
11. Kayserispor
12. Hacettepe
13. Gençlerbirliği
14. Kasımpaşa
15. Büyükşehir Bld.
16. Antalyaspor
17. Ankaragücü
18. Ankaraspor
Detaylı puan tablosu için tıklayınız!
ABONELİKLER
Sitemiz Anadolu Ajansı ve Chan Haber Ajansı Üyesidir.
ONLINE KULLANICI
Toplam: 4802
Add to Google
  Sağlık
BİZDE ŞARLATAN DIŞARDA ELÜSTÜNDE
Türkiye’de ‘Şarlatansın’ dediler dünya tıp literatürüne geçtim
Yazı Boyutunu Büyüt: | 1 | 2 | 3 | 4 |
Türkiye’de ‘Şarlatansın’ dediler dünya tıp literatürüne geçtim
20 Nisan 2008 Pazar 14:38

Dr. Ziya Özel 46 yıl zakkumun kanseri tedavi ettiğini söyledi durdu. Ürettiği formülün patentini ABD’den aldı. Ama ona kimse inanmadı.
....................

81 yaşındaki Özel, ilaç üretme çalışmalarının Amerika’da sürdürüldüğünü söylüyor. Ama kendisi öyle yılmış ki ‘Artık ne hasta bakmak ne de mücadele etmek istiyorum’ diyor


Dr. Ziya Özel’in adını pek çoğumuz ilk kez bundan 20 yıl önce duyduk. 1988’de katıldığı bir televizyon programında kansere zakkumla çare bulduğunu anlatmıştı. 1962’de Muğla’da tanıştığı bir bitkiyi incelemeye başlayan Özel o yıllarda kendi deyimiyle ‘Türkiye’yi dünyanın en zengin ülkelerinden biri yapacak olan bir buluş’a imza attığına inanmıştı. Çünkü Özel bu bitkinin kanser üzerindeki etkilerini keşfetmişti. Ne olduysa tam da Özel’in bu bilgileri tıp dünyasının hizmetine sunmak istemesiyle oldu. Onun için ‘Şarlatan’ ve ‘Haddini bilmez’ diyorlardı. Adı artık tedavisinin esasını oluşturan bitkiyle birlikte ‘zakkumcu Ziya’ olarak anılır olmuştu. Çalışmaları uluslararası düzeyde bilinir hale gelse hatta ABD’de ilaç üzerine çalışmalar başlasa da Türkiye’de hak ettiği itibarı bulamadığını söylüyor. Tüm yaşadıklarını yakında yayımlanacak bir kitapta toplayan Özel ‘Tek derdim bu ilacı yaparak Türk insanını korumaktı. Tek başıma bu kadar başarabildim. Artık hasta bakmıyorum’ diyor.

Neden başka bir bitkiyi değil de zakkumu incelemeye başladınız?

Ben cerrahım. 1962’de Muğla Hastanesi’ne tayin oldum. Tatil günlerimde civar köyleri geziyordum. Oralarda köylülerin cilt kanseri olan yerlerine zakkum yapraklarını koyduklarını gördüm. Ankara Hıfzıssıhha’da bir araştırma yaptım ve orada Fransızca bir kitap gördüm, içinde şöyle bir cümle vardı: ‘Olaender bitkisinin (zakkum) terkibi tam araştırılsa bir ilaç hazinesi olduğu görülür.’ Acaba bundan ilaç nasıl yapılır diye araştırmaya başladım. O sırada bana cilt kanseri bir hasta başvurdu. Kadını ışın tedavisine gönderdim ancak gitmedi. Zakkumun usaresinden bir pomat hazırladım, yaraları iyileşti. Sonra araştırmaya başladım.

‘SEN KİM OLUYORSUN’ DEDİLER

Bu arada hasta kabul etmeye başladınız değil mi?

Hiç istemiyordum ama akın akın hasta geliyordu. Hatta dönemin Tarım Bakanı İlyas Karagöz’ün bir yakını son umut olarak bana geldi. Midesini açtım ama hemen kapattım çünkü kanser her yerini sarmıştı. Eczacılık ve ziraat fakültelerinde okuyan iki oğlu vardı, onlara babalarının çok kısa bir ömrü kaldığını anlattım. Ama onlar yaptığım çalışmayı babalarına uygulamam için ısrar ettiler. Epey bir iyileşme oldu ama uzunca bir süre hastadan haber alamadım. Aradan bir buçuk sene geçti, bir adam geldi ve ‘Ben mide kanseri olan hastayım’ dedi. Adam sapasağlamdı. Doğru yolda olduğumuzu anladım.

Bu çalışmaları meslektaşlarınızla ilk ne zaman paylaştınız?

Bütün hastaları, vakaları topladım ve 1973’te Tıp Günleri Toplantısı Kongresi’nde anlattım. Orada ‘Elimde kansere iyi geldiğini tespit ettiğim bitkisel bir ekstre var. Bu, bugüne kadar kullanılan kanser ilaçlarına benzemiyor. Ne saç döküyor, ne kan değerlerini düşürüyor. Hiçbir yan tesiri yok’ dedim. Yani ilk kez kanserde bağışıklık sisteminin altını ben çizdim. Ama ertesi gün kıyamet koptu. ‘Sen kim oluyorsun?’ dediler.

Sonra ne oldu?

Türkiye’deki şartlar böyle bir bilginin kabul görmesini engelledi. İlk televizyona çıkışım zaten öyle oldu. Orada yaptığım sunumu haberlerde yayınladılar. Bu hakaretlerden sonra yine de çalışmalarıma devam ettim. 1988’de bir haber programa çıkardılar. Birkaç gün sonra da üç saatlik bir açıkoturuma çıktım. ‘Söylediğinizin hiçbir geçerliliği yok’ dediler.

RAPORU AÇIKLAYAMADIK

Televizyonda tartıştığınız hekimlerin karşı çıktığı nokta neydi?

Bu kişilerden biri o dönem Türk Tabipler Birliği ikinci başkanıydı. ‘Zakkumun kanser üzerinde hiçbir etkisi yok. Buna ait Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Dinçer Fırat’ın bir araştırması var’ dedi. Ben ‘Dinçer Fırat literatürden bulduğu bilgilerle TÜBİTAK’a bir rapor verdi. Benim çalışmamla alakası yok’ dedim. ‘Bilim adamı yalan söylemez’ dedi. Televizyon programında bu şahıslardan biri ‘Bağışıklık sistemine etki eder demek önemli bir iddia. Kim bilir hangi uydurma laboratuardan bu raporu aldınız? Sandoz, Roche gibi önemli şirketlerden alsanız öper de başıma koyarım’ dedi. Programda dönemin Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı da vardı. Akarcalı’nın çantasında da Sandoz’un bizim ilaç üzerine yaptığı araştırmanın raporu vardı. Ancak üzerinde gizlilik damgası bulunuyordu. Dolayısıyla açıklayamadık. Bir süre sonra bir gazete Sandoz’un raporunu yayımladı. Sonra gazeteciler bu hekime gidip ‘Sandoz bu araştırmayı yaparsa öpüp başıma koyarım demiştiniz’ dediler. Bu kez o hekim ‘Sandoz’a ben kırmızıbiberi yollasam içinde iki tane immün sistemini etkileyen madde vardır diye rapor verir. Onların yaptığı çalışmaya güvenmiyorum’ dedi.


Formülü evinin mutfağında üretti patentini ABD’den aldı


l Zakkumla ilgili yurtdışındaki çalışmalar nasıl başladı?

Bu ilacın dünya önüne çıkması için aşılması gereken çok merhaleler vardı. Bunlar benim maddi gücümün çok ötesinde şeyler. Mesela patent konusunu Türkiye’de bilen yok. Patent için ABD’ye başvurduk. Eğer yararı ve kullanılabilirliği ispat edilmezse ABD’den patent alamazsınız. Bizim patentimiz altı yılda çıktı. Oğlum başvuruyu 1986’da yaptı. Patent için yaptığım çalışmayı bir bilimsel dergide yayımlatmamız gerekiyordu. Daha bilgileri bırakır bırakmaz bir dergiden arayıp oğluma ‘Kansere ilaç bulmuş olamazsınız. Böyle bir şey olsa Türkiye köşeyi döner. Böyle bir çalışmaya önce devletiniz sahip çıkar. Siz doğru söylemiyorsunuz’ demişler. Bu cevap karşısında çok müşkül durumda kaldık. ABD’de yayımlanan yazarını hiç tanımadığım bir kitapta Bitkisel Ajanların Kansere Etkisi başlığı altında zakkumu anlatıyor ve bizim ilacımız olan Anvirzel’den şöyle bahsediyor: ‘25 yıl önce Türk doktor Ziya Özel zakkumdan toksik olmayan Anvirzel’i elde etti. Özel kendi ülkesinde kabul görmedi. Çalışmak için evinin mutfağını kullanma mecburiyetinde kaldı. 1992’de ABD’den patent aldı. 494 hastasını tıp kongrelerinde takdim etti.’


İlacın sahtesini üreten Honduras köşeyi döndü


Türkiye’de hala çalışmalarınıza ilgi gösterilmiyor mu?

Dünya tıp literatürüne ismim geçti. Ama Türkiye hala ilgisiz. Memphis’deki Danny Thomas Araştırma Merkezi benim formülümü incelerken Türkiye’den Sağlık Bakanlığı oraya ‘Bu adam sahtekar’ diye yazı gönderdi. 1996’daki bu araştırma kesildi. Bulduğum formülden üretilen Anvirzel adlı ilaç İrlanda’da kullanılıyor. İrlanda beni davet etti, oradaki doktorları yetiştirdim. Honduras’ta bu ilacın sahtesi yapılıp satılıyor, köşeyi döndüler. İrlanda Tıp Birliği’nin şeref üyesi oldum. Ama Türkiye’de mesleğinin 50. yılını dolduran hekimlere verilen Türk Tabipler Birliği plaketini bile bana layık görmediler.

ABD’deki çalışmalar ne durumda?

İlacın patentini aldık. Faz I denemeleri tamamlandı. Ama faz II için anlaşacak hastane ve onun imkanlarını karşılayacak bir şirket bulunması için çalışmalar devam ediyor.


İlacımla kanser olan kardeşimi de ve kendimi de tedavi ettim


Türkiye’de olduğu gibi dünyanın her tarafında kanser ilacının bulunmasını engelleyecek karşı teşebbüsler olacağını hesap edebilirsiniz. Kemoterapi sektörü trilyon dolarların döndüğü bir piyasa.

Kız kardeşim tiroit kanseri oldu, teşhisini ben koydum. Ameliyatını ben yaptım. Şu anda hiçbir şikayeti yok. Ben de kanser oldum. Yüzümde bir ben çıktı. Kanserli olabileceğinden şüphelendim. Aldırdıktan sonraki tahlilde cilt kanseri çıktı. Dört buçuk ay kendime iğne yaptım ve iyileştim.

Şu anda televizyonlarda yalan yanlış o kadar çok şey söyleniyor ki bitkilerle ilgili. Türkiye’deki duruma üzülüyorum. Kanserli hasta artıyor. Beyin tümörlerinde artış var, bunu cep telefonlarına bağlıyorum.

Çok sayıda hekim hastam oldu. Ama onlar da seslerini çıkarmadı.


O kadar çok hasta iyileştirdim ki sayısını bile hatırlamıyorum


Yılmadınız mı hiç uğraşmaktan?

Bu suali beni gören herkes sorar. Fakat bir hastanızı iyileşmiş sapasağlam görünce size mücadele etmek için yeniden güç geliyor. Size ölüm halinde hastalar geliyor ve siz kendi gözlerinizle onların iyi olduğunu görüyorsunuz. Ondan sonra bu mücadeleyi nasıl bırakacaktım ki... Ama artık hasta kabul etmiyorum. Bir kişi tek başına Türkiye’ye yetmez. Binlerce kanserli hasta var. Tedavi ettiğim kişilerin sayısını hiç bilmiyorum. İyileştiğinden haberim olmayan onlarca hasta var. Bazen tesadüfen öğreniyorum. Bir kitap yazdım, şu anda yayınevleriyle görüşme halindeyim, yakın zamanda yayımlanacak. Şimdilik adı Dr. Ziya Özel ve Zakkum Gerçeği. Kitapta bütün hayatımı ve yaşadığım her şeyi yazdım.

Bundan sonrası için beklentiniz nedir?

Gönül ister ki bir kuruluş bunu sahiplenip, piyasaya çıkaracak hale getirsin. Dünya ne yapıyor en azından bunu incelesinler. Honduras’ta bu ilacın etkileri ne olmuş, İrlanda’da Hepatit C tedavisinde bu ilaçtan nasıl bir netice almışlar. Ona baksınlar. Benden bu kadar; yoruldum ve bıraktım. Günün birinde bu ilaçlar yurt dışından ithal edilecek. Eğer daha evvel harekete geçebilseydik Türkiye’nin kimseye borcu kalmazdı.


ESRA CENGİZ

Kaynak: Star Gazetesi
  Haberleri, Hava Durumunu ve Doviz Kurlarını bilgisayarınızdan takip etmek için tıklayınız.
 Yeni Eklenen Sağlık Haberleri
Yumurtadan başkası yalan...
Dünyayı ayağa kaldıran Türk ilacı
Ömür boyu gripten kurtaran aşı!
Mutluluk veren yiyecekler
KKKA hastalığı Burdur'da da çıktı
Diyetisyenlerden oruç tutanlara kritik uyarılar.
Coca Cola, Pepsi’ye şekersiz cezası
Tıp dünyasında bir ilk yaşandı
Sigarada saklanan 48 yıllık sır
Kanser mi yiyoruz?
 Çok Okunan Sağlık Haberleri
Kanseri tetikleyen 5 gıda!
Tiryakilerle evlenenleri bekleyen büyük tehlike
Patlıcan suyu sigarayı 1 saatte bıraktırır mı?
Gençlerin sigaraya alışmasını kolaylaştırıyor.
Tıp dünyasında bir ilk yaşandı
Arı sütü mucizesi
Bacak uyuşmasını ciddiye alın
KORDON SAKLAMAYA GEREK YOK
Günde kaç saat uyumalı?
Soda ve maden suyu birbirinden farklıdır.
  Bu habere oy verin
  En çok puan alan haberler
Toplam 88 ziyaretçi
Ortalama 9.88 Puan verdi.
Yorum Yaz
Arşivime Ekle
Arkadaşıma Gönder
Yorum Bulunamadı.
DÖVİZ
USD 1.2210 1.2220
EURO 1.7380 1.7390
GBP 2.1539 2.1647
ÇOK OKUNANLAR
80 dolara ’laptop’
Yumurtadan başkası yalan...
Fener’de Mayıs ayı korkutuyor...
Doğan sinirden tir tir titredi
LCD satın alırken 5 konuya dikkat!
Bahçeli’den de Babacan’a ret
Peygamberlerimizin mezarları Galeri
Sesli kemerler devrede
10 yıllara damga vuracak 15 sektör
Dünya’nın en iyi 25 otomobilini seçtik...
YAZARLAR
Ahmet Taşgetiren
BUGÜN
TSK adına...
Ahmet Şahin
Zaman
Oruçlunun karşılaştığı mühim sorular
Fehmi Koru
Yeni şafak
Hiç şakası yok
Ali BULAÇ
Zaman
İsimler
Taha AKYOL
Milliyet
Bu sola ben oy verebilirim
Mehmet ALTAN
Star
İkinci Şemdinli mi?
Taha KIVANÇ
Yeni Şafak
Bu inatçılık Milliyet'e zararlı
Mehmet BARLAS
Sabah
Ha Rusya ha Amerika... Hepsinin hukuku kendine göre...
Ali BAYRAMOĞLU
Yeni Şafak
Asker suyu taşırdı…
Tamer Korkmaz
Yeni Şafak
Bombalar
Kürşat Bumin
Yeni Şafak
Anlamadığım bir konuya ilişkin sorular
Ahmet ALTAN
TARAF
Orgeneral Başbuğ’un iyi çocukları...
Sami SELÇUK
Star
Yargıçlar, yargılamaktan ve olan hukuku uygulamaktan kaçınamazlar
Etyen MAHÇUPYAN
Taraf
Aldatıcı sessizlik
Mahir KAYNAK
Star
Rusya ne istiyor?
Fikret BİLA
Milliyet
Erdoğan: Rusya'yı göz ardı edemeyiz
GAZETE SAYFALARI
DÜNDEN KALANLAR
MSN’de chatleşirken çeviri devrimi
Uzaktan kumandayı tarihe gömecek
Gül’den Ermenistan ziyareti yorumu
İşte PKK’nın korktuğu silah!
Bir Ümit Özat Vakası Daha
Türkiye’de evlilik yaşı 40’a dayandı
Terim Toplantıyı Terketti
Bayramda dokuz gün tatil!
Erdoğan’dan Doğan’a İkinci Salvolar
Aydın Doğan’dan Başbakan’a sert yanıt
 Gizlilik İlkeleri ve Kullanım Koşulları  |  E-Mail  |  İletişim Formu RSS Haber RSS Haber XML Haber 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanız önemle rica olunur. © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır. Sitede ki haberler izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: + 90 212 631 39 28 | Faks: + 90 212 631 28 26 | Destek: editor@haberprogrami.com
www.haberprogram.com - www.haberprogrami.com - www.habermedyasi.com
www.haberinsesi.com - www.ajansnews.com - www.internationalhaber.com

Sayfa 0.033 Saniyede Üretildi
Toplam Haber: 36745.11